top of page
Ara

Dil İtme Alışkanlığı Dişlerin Dizilimini Bozar mı?

5 Eyl
4 dakikada okunur

Dil itme alışkanlığı, dilin dinlenme, konuşma veya yutkunma sırasında normal konumundan daha önde bulunması ve özellikle ön dişlere sürekli baskı uygulaması durumudur. Çocuklarda ve bazı yetişkinlerde görülebilen bu alışkanlık, uzun süre devam ettiğinde dişlerin konumunu ve çene kapanışını etkileyebilir.


Dil, ağız içerisinde oldukça güçlü bir kastır. Bu nedenle düşük şiddette bile olsa uzun süre boyunca dişlere uygulanan tekrarlayıcı kuvvetler, dişlerin zamanla hareket etmesine neden olabilir.


Dil İtme Alışkanlığı Nedir?


Normalde dil, dinlenme sırasında ağız tabanında pasif şekilde durmaz. Dil ucunun üst ön dişlerin hemen arkasındaki bölgeye yakın, dil gövdesinin ise üst damağa temas eden bir konumda olması beklenir.


Dil itme alışkanlığında ise dil;


Ön dişlerin arasına,

Üst ön dişlerin arkasına,

Alt ön dişlere,

Yan dişlerin arasına


doğru fazla baskı uygulayabilir.


Bu durum özellikle yutkunma sırasında belirgin hale gelebilir.


Dil İtme Dişleri Nasıl Etkiler?


Dil sürekli olarak ön dişlere doğru baskı uyguladığında dişlerde zamanla konum değişiklikleri ortaya çıkabilir.


Bunlar arasında:


Ön dişlerin öne doğru hareket etmesi,

Üst ve alt ön dişler arasında boşluk oluşması,

Dişler arasında aralanma,

Kapanış bozuklukları,

Ortodontik tedavi sonrası dişlerin yeniden hareket etmesi


yer alabilir.


Bu etkilerin oluşması, alışkanlığın süresine ve şiddetine bağlıdır.


Açık Kapanışa Neden Olabilir mi?


Evet.


Dil itme alışkanlığının en sık ilişkilendirildiği ortodontik problemlerden biri açık kapanıştır.


Açık kapanışta kişi ağzını kapattığında arka dişler birbirine temas ederken ön dişler arasında boşluk kalabilir.


Dil bu boşluğa sürekli yerleştiğinde problem devam edebilir ve zaman içerisinde daha belirgin hale gelebilir.


Bazı durumlarda açık kapanışın oluşmasında hem dil itme alışkanlığı hem de çene gelişimi birlikte rol oynar.


Dil İtme Alışkanlığı Neden Oluşur?


Dil itmenin tek bir nedeni yoktur.


Bazı olası faktörler şunlardır:


Uzun süreli parmak emme alışkanlığı,

Emzik kullanımının uzaması,

Ağızdan nefes alma,

Burun tıkanıklığı,

Büyük bademcik veya geniz eti problemleri,

Çene ve diş yapısındaki mevcut bozukluklar,

Yanlış yutkunma alışkanlığı,

Dilin anatomik özellikleri.


Bu nedenle tedavide yalnızca dili geri çekmeye çalışmak yeterli olmayabilir. Öncelikle alışkanlığın altında yatan neden değerlendirilmelidir.


Ağızdan Nefes Alma ile Dil İtme Arasında İlişki Var mı?


Olabilir.


Burundan rahat nefes alamayan kişiler ağızlarını daha sık açık tutabilir. Bu durumda dilin normalde üst damağa yakın olması gereken konumu değişebilir ve daha aşağıda veya önde durabilir.


Uzun süreli ağız solunumu, dilin yanlış konumlanmasına ve bazı çocuklarda dil itme alışkanlığının gelişmesine katkıda bulunabilir.


Bu nedenle dil itme problemi bulunan çocuklarda solunum alışkanlığının da değerlendirilmesi önemlidir.


Dil İtme Konuşmayı Etkiler mi?


Evet, bazı kişilerde etkileyebilir.


Dil ön dişlerin arasına fazla giriyorsa bazı seslerin doğru çıkarılması zorlaşabilir.


Özellikle “s”, “z” ve benzeri seslerde peltek konuşma veya farklı telaffuz görülebilir.


Ancak her konuşma bozukluğu dil itmeden kaynaklanmaz. Gerekli durumlarda ortodontist ve dil-konuşma terapisti birlikte değerlendirme yapabilir.


Dil İtme Nasıl Anlaşılır?


Bazı belirtiler dil itme alışkanlığını düşündürebilir.


Örneğin:


Yutkunurken dilin ön dişlerin arasına gelmesi,

Ön dişler arasında sürekli boşluk bulunması,

Konuşurken dilin görünmesi,

Ağız açık dinlenme pozisyonu,

Ön dişlerde öne doğru eğilme,

Ortodontik tedavi sonrası dişlerin tekrar bozulması.


Kesin değerlendirme için ağız ve diş muayenesi yapılması gerekir.


Ortodontik Tedavi Tek Başına Yeterli Olur mu?


Her zaman değil.


Eğer dişler ortodontik tedaviyle düzeltilse ancak dil itme alışkanlığı devam etse, dişlere aynı kuvvet tekrar uygulanabilir.


Bu durum tedavi sonrasında dişlerin yeniden hareket etme riskini artırabilir.


Bu nedenle bazı hastalarda ortodontik tedavi ile birlikte alışkanlığın düzeltilmesine yönelik ek yöntemler de gerekebilir.


Dil Egzersizleri Faydalı Olabilir mi?


Bazı hastalarda orofasiyal miyofonksiyonel terapi veya dil egzersizleri kullanılabilir.


Bu yaklaşımda amaç;


Dilin doğru dinlenme pozisyonunu öğrenmesi,

Yutkunma alışkanlığının düzeltilmesi,

Dudak ve ağız çevresi kaslarının dengelenmesi


olabilir.


Egzersizlerin kişiye özel planlanması önemlidir. İnternetten rastgele bulunan hareketlerin uygulanması yerine profesyonel değerlendirme tercih edilmelidir.


Aparey Kullanılması Gerekebilir mi?


Bazı çocuklarda veya gençlerde dilin ön dişlere ilerlemesini sınırlandıran ortodontik apareyler kullanılabilir.


Bu apareyler dilin yanlış konumunu fark etmeye yardımcı olabilir ve alışkanlığın azaltılmasını destekleyebilir.


Ancak her vakada aparey gerekli değildir.


Tedavi planı;


Yaşa,

Diş yapısına,

Çene gelişimine,

Alışkanlığın şiddetine


göre belirlenir.


Dil İtme Alışkanlığı Kendiliğinden Geçer mi?


Bazı küçük çocuklarda büyüme süreciyle birlikte azalabilir.


Ancak kalıcı dişler çıktıktan sonra alışkanlık devam ediyorsa diş dizilimi ve kapanış üzerinde kalıcı etkiler oluşturma riski artabilir.


Özellikle açık kapanış veya belirgin diş hareketi oluşmuşsa alışkanlığın kendi kendine geçmesini beklemek yerine değerlendirme yapılması daha doğru olur.


Ortodontik Tedavi Sonrası Dil İtme Neden Önemlidir?


Ortodontik tedaviyle dişler düzgün bir konuma getirildikten sonra bu konumun korunması gerekir.


Dil itme devam ediyorsa ön dişlere sürekli kuvvet uygulanabilir ve tedavi sonucunun kalıcılığı azalabilir.


Bu nedenle bazı hastalarda pekiştirme tedavisinin yanında dil alışkanlığının da düzeltilmesi önem taşır.


Ne Zaman Diş Hekimine veya Ortodontiste Gidilmeli?


Aşağıdaki durumlarda değerlendirme önerilebilir:


Ön dişler arasında belirgin boşluk varsa,

Çocuk yutkunurken dili sürekli öne getiriyorsa,

Açık kapanış görülüyorsa,

Konuşmada pelteklik bulunuyorsa,

Dişler öne doğru hareket etmeye başladıysa,

Ortodontik tedavi sonrası bozulma meydana geliyorsa,

Ağızdan nefes alma da eşlik ediyorsa.


Erken değerlendirme, alışkanlığın diş ve çene yapısında daha belirgin değişiklikler oluşturmasını önlemeye yardımcı olabilir.


Dil İtme Alışkanlığı İhmal Edilmemeli


Dil itme alışkanlığı küçük bir davranış gibi görünse de uzun süre devam ettiğinde dişlere sürekli kuvvet uygulayabilir.


Bu durum özellikle ön dişlerde aralanma, öne doğru hareket ve açık kapanış gibi problemlerin oluşmasına katkıda bulunabilir.


Tedavide yalnızca dişlerin düzeltilmesi değil, dilin doğru pozisyonunun ve yutkunma alışkanlığının da değerlendirilmesi önemlidir.


Erken ortodontik kontrol ve gerekli durumlarda dil-konuşma terapisi, daha dengeli bir ağız ve çene gelişiminin desteklenmesine yardımcı olabilir.

 
 
 

Yorumlar


Dent Titanyum İzmit

Dent Titanyum İzmit Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Kocaeli’nin kalbi İzmit’in Kemalpaşa Mahallesi’nde, tüm ailenin diş sağlığına özenle hizmet veren güvenilir ve modern bir diş kliniğidir. Kliniğimiz, uzman diş hekimlerinden oluşan kadrosu, ileri teknoloji ekipman ve samimi hizmet anlayışıyla hasta memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı amaçlar.

E-posta listemize katılın

2025 Dent Titanyum Tüm Hakları Saklıdır. Espa Digital tarafından tasarlanmıştır.

bottom of page